30 Aralık 2010 Perşembe

Family Girl'den yılbaşı dilekleri :)

2010'un son çarşamba gecesini yaşıyoruz, yeni yıla iki gün kaldı :) 


Yılbaşlarını pek severim, karlar(her ne kadar bu yıl yağmamış olsa da), etraftaki rengarenk ışıklı süslemeler, yılbaşı çamları falan süper hoşuma gider :) Yılbaşı çamları çok rağbet görmez gerçi bizim evde, yılbaşı çamı konusunda amaçsal fark da var aslında yurt dışıyla falan ama beni o görüntü mutlu eder. Süslü ve güzel şeyleri hep sevmişimdir.. Neyse ne diyorum; yılbaşları beni hep heyecanlandırmıştır, çoğu insan için de aynıdır aslında. Hepimiz yeni bir yıla başlarken bir öncekinden daha iyi, daha sağlıklı, mutlu, huzurlu, başarılı, bol kazançlı falan bir yıl olmasını dileriz. Hepimiz nostaji yaparız biraz, aman da şöyle olmasın, bunları bi' daha yaşamayalım falan deriz. Ben de biraz öyleyim sanırım. Yeni bir yıl her zaman yeni umutlardır. Umutluyum evet, bu kez daha başka olacak :)


Bir arkadaş facebookta keşke 2011'e girmek yerine 2009'a geri dönsek demiş, harbi güzel olurdu aslında d: 2008'i 2009'a bağlayan yılbaşına geri dönsek, 2009'da toparlamak isteyip toparlayamadığım çok şey kalmış düşününce.. Bi' kere derslerim! Lanet olasıcalar, o günden beri aklım başımda olaydı şimdi böyle uğraşıyor mu olurdum! Finallerime kalmış 19 gün, paçam tutuşmuş, dersler almış başını gitmiş, gano derdi zaten ayrı, Vicky'nin paçası tutuşmasın da kimin tutuşsun..? Noel babadan iki yıl geriye gitmeyi dilesem verir mi ki? Cömert midir o kadar :D ? Hem sonra hayatıma dahil ettiğim bir ton saçma sapan insan olmuş, şimdi bakınca keşke hiç bulaşmasaydım dediğim, aynı şekilde keşke kaybetmeseydim dediğim insanlar da olmuş. Bir şansım daha olsaydı ne farklı olurdu halbuki.. İnsan hep elde edemediğini ve edemeyeceğini ister ya, Noel babadan da dileye dileye böyle bir zırvalığı dilermişim.. :D Olsun ama iyi ki yanlış insanlar da girmiş hayatıma, kimin dost kimin düşman olduğu konusunda daha ince eleyip sık dokur oldum. Ve iyi ki kaybetmekten çok pişman olduğum insanları da kaybetmişim aslında, yanımda kalanların değerini daha çok biliyorum. Keşke onları da geri alabilseydim tabi, ama yanımdakiler de bana yetiyor aslında. Fazlasını dilemek için önce yetinmeyi bilmek gerek derler ya hep, ben biliyorum sanırım. Belki bu sayede 2011de daha fazlasını hakederim kim bilir.. :)


Yine düşününce bir yıl önceye göre hayatım bayaa bir değişmiş. Yanımdaki insanlar değişmiş, elimdekiler değişmiş, ben değişmişim, dünya değişmiş.. Değişmeyen bi' tek şey var; o da 2010 yılbaşı gecemi de 2009 yılbaşı gecemle konsept olarak bire bir aynı yaşayacak olmam! O gün de family girldüm, bugün de yine family girl olucam! 


Kazık kadar olduk hala böyle günlerde family mod takılıyoruz yahu! Magandalardan tırsmasam şöle yılbaşına bi'kaç saat kala "eehh yetti be" diyip çıkıp gidesim var valla :D Ama yok, klasik yılbaşı tribimiz yine bozulmayacak orası belli oldu. Bizim yılbaşı konseptimiz her daim "ptt" olarak gelmiştir ve "ptt" olarak da gidecektir! (hala bilmeyen varsa ptt'nin açılımı pijama - terlik - tv olarak bilinen muhteşem üçlüdür..) Ptt yapmadığımız bir iki yılbaşı akşamımız da olmuştur tabi, dışarda yemeğe gittiğimiz falan, ama onlar da ailevilik kısmında aynıdırlar. Bizim özel günlerimiz daaaimaaaa aile merasimi şeklinde geçer. Yılbaşılar da o neviden tabi. Güzel sofra kurulur, doldurulmuş hindi, pasta, varsa şarap falan, sonra tvde yılbaşı spesiyali ne varmış ona bakılır ptt'nin bir gereği olarak, sonra aile büyükleri koltukta uyuyakalır, biz de facebook msn falan ortamında "olley yılbaşıııı" mesajı veririz. Bayık aslında ama olay budur. "Anne biz arkadaşlarla gecelere akıcaz ama yahu sıkıcısınız neden anlamıyorsunuz" da diyemiyorum, öte yandan "Evdeyiz aslında valla bak" diyince de anlaşılıyor tabi aslında evde kalmayacağımız... :D Bu kez harbi evde kalcaktık aslında ama işte yalancının mumu yatsıya kadar, her sene aynı numara tutmuyor d:


Kısmetimi kapatıyorlar halbuki farkında değiller! Yılbaşı gecesi ne yaparsa insan bütün yılı da öyle geçermiş, bir yılbaşı gecesini de sevgilimle geçiremiyorum ki arkadaş! Sonra da Vicky neden her seferinde saçma sapan insanları buluyor, saçma sapan ilişkiler yaşıyor, neden Vicky eninde sonunda en makul görünen adamdan dahi ayrılıyor? Bütün suç ailemin! Yılbaşını aynı mekanda geçirmiş olsaydık o adamın kaderi yanımda tayin edilcekti, sıkıyorsa bıraksın! Bizim kaderimizi zaten ayrı çiziyorlar hepsi annemle babamın suçu! Hahah :D


Yaprak dökümü sendromu yaşadım bir de, çok kıskandım Sedef'i bir anda, ben de öyle üstü açık arabada duvağımı savuraraktan balayına gitmek istiyorum! :D Bi' süredir var zaten bende bu sendrom, çocukluk arkadaşlarım sapır sapır evlenmeye başladılar, diğer arkadaşlarımın çoğu artık başlangıcını hiç hatırlamadığım asırlık ilişkilere sahip, okul bitince soluğu evlendirme dairesinde alacak cinsler, annem öte yandan hangi arkadaşının nasıl bir oğlu varmış falan bunları anlatmakta sık sık, psikolojim bozuldu. Geçende "okulu bi' an önce bitir uzatma artık torun istiyorum ben!" şeklinde bir serzenişte de bulundu, Şöle 3-5 yıla en azından nişan bekleyecek benden bu insanlar algıladığım şey o.. Öte yandan ortada adam yok, yada ben gidip gidip nerde olmayacak adam var hala** yüce mıknatıssal enerjimle onları çekiyorum o da olabilir.. 2011'den bunu da diliyorum bak, karşıma çıkıcak adamla direk aptal kızlar gibi evlilik hayali falan kurmuyorum lan valla bak :D:D Adam gibi adam bi' insan çıksın karşıma, bu devirde hala böyleleri de varmış bak diyeyim, bir umudum falan olsun, sonra ayrıladabiliriz sorun değil yani.. :D


Neyse canlar, Vicky'den size erken yeni yıl dileği;
hepiniz sağlıklı, mutlu, başarılı, sevdiklerinizle birlikte, bol paralı, bol aşklı bir yıl geçirin inş :)) Sevgili okuyucularım, eşşek değilsiniz değil mi! Siz de aynısını bana dilesenize yaa! Bak çok pis bozuşuruz! :D:D
2011'in hepimize uğur getirmesi dileğiyle :))
P.S : fizy de geri gelir umarım, can damarım kopmuş hissiyatındayım hala.. d:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder