1 yıl ulan koskoca 1 yıl geçti halbuki... Hayatıma sikip giden herif mutlu mesut (en azından dışardan görünen bu), ben hala daha arayışlardayım d: Daha ilk yazımda demiştim ama size, ben normal insanları değil anormal insanları kendime çekerim. Anormal insanlarla anormal ilişkilerim olur ve sonrasında devam eden ayrı kaderlerimiz de anormal olur. Ben hala mutluluğu bi' türlü yakalayamamışken, bana yaşattıkları yüzünden bin bela bulması gereken herif mutlu mesut aşk yaşar. Yok yahu adalet harbi yok...
Ne diye atarlandın diyosunuz bana hissedebiliyorum. Ne kadar da çok izleyicim var değil mi yahu kalabalıklar içinde yalnız kaldım resmen o kadar kalabalıksınız ki kendimi göremiycem adeta hahah :D:D Neyse izleyen sayılı insanım demiştir ama bunu onu biliyorum, yahut gelecekteki izleyicilerim gelecekte bir gün bu cümleyi kuracaklar. Onu daha net hissediyorum. :D Adaletin sıfır olduğu bir dünyada hala umut ediyorum iyi mi kötü mü vallahi bilemedim.. d:
Şimdi efendim gelelim fasülyenin faydalarına... demiycem tabi :D sebeb-i ziyaretimizin ana konusu herife...
Herşey 1 yıl önce başladı. 1 yıldan biraz fazla esasen ama doruk noktası 1 yıl önce diyebilirim. Ben o zamanlar saf salak bi' kız. Dünyanın hala iyilik edenin iyilik, kötülük edenin kötülük bulduğu bir yer falan olduğunu sanıyorum. Safım işte cahil aklı napıcaksın.. O zamanlar Mike diye bi' de manitam var. Hödük aslında, katıksızından hödük. Bencilin, empati yoksunu kendini beğenmişin teki. Ama ben deli divane aşığım. Gerizekalıca bir aşk patlaması yaşıyorum içimde öyle böyle değil!.. Böyle gel köpek olmuşum artık o derece.
Vicky gel desin geleyim git desin gideyim, Vicky öl desin öleyim o derece manyağım. Mike birşeylere üzülsün saçını okşayayım, Vicky birşeylere üzülsün Mike siklemesin. Sonra saf Vicky Mike'ın da problemleri olduğunu düşünsün ve hem kendine hem Mike'a üzülsün, Mike ise gezsin tozsun, Vicky ne yaşar umrunda olmasın. Mike birşey istedi mi Vicky anında yapsın ama Vicky birşey istesin Mike mırın kırın etsin ama Vicky tüm olanları sineye çekip asla Mike'a yansıtmasın.... böle gider ilişkimizin ayrıntıları. Fena aşığım ve daha fenası düzeyinde bi salaklıktayım öle düşünün. Mike bana son aşkımsın derdi, yüzbin kere çok aşığım sana incitme beni nolur dedi, karım sen olucaksın derdi, evlenelim lan derdi, şurda evimiz olsun böle döşeriz derdi, çocuk da isterim bak derdi; salak Vicky de salak olduğundan ötürü ciddi olduğunu sanırdı herifin. Bir yıl önce Vicky hayatının o zamana kadarki en muhteşem günlerini geçirdi Mike ile, sonra herşey bitti.
Mike denen hödük ilişkilerinin en mükemmel günlerinin ardından iki haftayı zor bulan bir süre sonunda Vicky'yi durduk yere terketti. Ben de haftalarca Mike'ın zaten köpeğiydim ya daha bi' köpeği oldum, ağladım, yalvardım, yazdım çizdim sayfalarca, o hödüğe atıcağıma hepsini yayınlasam birkaç blog dolardı herhalde deli edebiyat parçaladım.. Ah şimdiki kafam olacaktı sümük atmazdım sümük!.. :D:D Neyse.. Mike bebesi pek tabii ki geri dönmedi. Vicky, "Mike! Mike!" diye acısından ölmekle meşgulken, aylarca yolunu gözlemişken; Mike bebesi gitti bir ay sonra Barbi denilen bi karıyla çıkmaya başladı. O karının adını bilerek Barbi koydum çünkü Barbi orda bi ironi. Vicky kıçına kaş göz çizse, Barbi'ye açık ara fark atar. Barbi ki götüme benzeyen, kısa boylu, iki memesi bi avuç doldurmayacak, basenli, çingen karası, paçoz bi hatun.
Mike ile Vicky aylar sonra konuştuğunda Mike Barbi'yi sevmediğini, daha ziyade takıldıklarını söyledi. Lakin yılbaşının yaklaştığı şu güzide günlerde ajandama program yaparken günün anlam ve önemini keşfettiğimde Mike denilen herifi hatırladım. Sonra yaptığım minik bir araştırma sonucunda Barbi denilen karıyla hala çıktığını öğrendim. Karı benden güzel olsaydı anlardım, benim kadar güzel olsa gene anlardım, götümden güzel olsaydı bari lan ona bile harbiden içim yanmayacaktı! Nasıl bir mide nasıl bir zevktir o Yarabbim!
Götümden beter bi hatunla bile olsa Mike bebesi nerden baksan bir yıla yaklaşmış düzenli bir ilişkiye sahipmiş yani. Öte yandan Vicky'nin elinde ne var? Vicky aklını kullanamadı. Vicky güzelim 6 ayını gelmeyecek olan Mike bebesini beklemeye harcadı. Sonra Vicky de nihayet akıllandı, ancak Vicky'deki anormal adam bulma potansiyeli hat safhada olduğundan ötürü bir türlü dikiş tutturamadı. Ne Henryler, Aaronlar, Davidler, Jamesler, Liamlar tüketti Vicky; ama bir türlü hiç biri istediği gibi olmadı. Barbi karısı da mutlu mesut yaşayıp gidiyor!
Şimdi sorarım yani adaletin bu mu dünya?!? Gerçi Mike da layığını buldu belki, hayatımın içine sıçıp gidişinden sonra reelde de hakkaten Barbie gibi bir kız bulup onunla mutlu olsaydı acım daha büyük olurdu. Ben en azından birkaç Ken de tükettim ama olmadı naparsın kısmet, yavrum onu da bulamadı heralde ki götüme benzeyen çingen çakma Barbie ileymiş hala.. :D Düşününce iyi tabi.. Sadist değilim hayır! Sadece adaletsiz..
Her işte bir hayır vardır ama. Ya da hala salağım.
P.S : O değil de beklenenin aksine koskoca atarlanma yazımın sonunda Mike'ı değil de Liam'ı özlediğimi farkettim lan :(( pehh..



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder