Yapılmaması Gerekenlerden başlarsak daha kolay olur diye düşünüyorum;
1-) Tutamayacağınız sözler vermeyin! Evet en hasta olduğum özellik bu, o yüzden bundan başladım. Bunu aslen kadın da erkek de yapabilir ama genelde verilen sözlere kanma, inanma falan gibi özellikler hatun kısmısında daha baskın karakterli olarak ortaya çıkar. O yüzden sözüm genele olmakla beraber özellikle erkek milletine; tutamayacağın sözü verme arkadaşım! Yazıktır yahu bol keseden atıyorsun, inanıyor o insan sonra. Sonra yürümedi, olmadı, gitmedi bitsin diyorsun. Hayır kızdığım şey kesinlikle yürümemiş olması yahut söz veren elemanın terk etmesi falan değil. Kızdığım şey insanın karşısındakine gerçekleştiremeyeceği hayallerin gerçekliğini vaat etmiş olması. Umut enteresan şey. Umut insanı yaşama bağlayabileceği gibi, hayattan soğutabilir de. Duruma göre değişir. Verilen sözlerin tutulmaması, herşeyin havada kalması, tam bu kez oldu derken bir anda hayatının elinden kayması kadar rezalet bir olay yok. Gerçekleştirebileceğinize inanmadığınız sözler vermeyin, yarın bir gün o insanın ahı sizi bulur zira.. Bu faaliyeti gerçekleştiren azınlık hatun cemiyetine de gitsin bu lafım, yaranız varsa gocunun canlar...
2-) Yalan söylemeyin. Her iki cinse de geçerli bu kural. Akını karasını toz pembesini cart pembesini anlamam ben yalanın. Çok insan da anlamaz keza. Yalan yalandır. Yatsı gelince ortaya çıkar, sonra onca uğraşla kazandığın güven küçücük bir hatayla yerle bir olur. Gerek yok. Çoğunlukla gerçeği açıklamak yalanı uzun süre gizli tutmaktan çok daha kolaydır zaten. Doğru yoldan şaşmayınız.
3-) Aldatmayın. Bu da yine evrensel kural. Bir ilişki bitmişse kafanda ayrıl gitsin arkadaşım uzatmak neden? Yedekçilik yapmak da nedir yani sana yapılsa sen birinin yedek klübesinde olduğunu bilsen hoşuna gidecek mi? Bir adam ya as kadrodadır ya değildir. İlk as kadrodan bir oyuncu çıkarmadan yedek klübesine başvurulmaz. Sen çıkar oyuncuyu sonra sıra yedeklere gelir. Bir maç esnasında kural olarak belirlenen sayıdan fazla oyuncu oynatılmaz. Aksi halde karşı takım da sahaya yeni adam sürer. Bu da bence aslen başta çakallık yapan takımın istediği bir şey değildir.
4-) Çiviniz hala duvardaysa başka çivi çakmayın. Başka yere çaktığın ikinci çivi eski çivinin varlığını etkilemez. Yeni çivi başta cicili bicili görünür ama zamanla eskisinin de varlığını hala sürdürdüğü farkedilir. Bu noktada ilişki çıkmaza girer, sonunda da biter. İçinizden atamadığınız birilerini unutabilmek için başka birilerini maşa diye kullanmayın. O görev sizin göreviniz. Nasıl ki siz aşık oldunuz bir gün bir zaman, unutmayı da kendiniz becereceksiniz. Kimse kimseyi unutturamaz, insan isterse kendisi unutur. Boş masallara kanmayın, kimseyi de kullanmayın.
5-) Eskiyle yeniyi karşılaştırmayın. "Begümsu şöyleydi, böyleydi, aman da ne çifkefti, böyle de beceriksizdi, ama sen böylesin, sen daha iyisin hatta süpersin aşkım!" Bu cümle bir kızı mutlu etmez sayın erkekler! Aynı cümle kalıbı size kullanılsa ne düşünürsünüz? Kızlar Begümsu'dan iyi oldukları için değil kendileri oldukları için sevilmek isterler. Begümsu'nun lafı hala ortalıkta geziyorsa Berkecan hala Begümsu'yu aşamamış demektir. Bunun da iltifat olduğuna inanıyorsa Berkecan, çok yanılıyordur. Ha "Ben karşılaştırmaya bayılırım, tüm sevgililerimin çetelesi var elimde bakmadan karşılaştırmadan almam!" diyorsan da sayın Berkecan, bari kafanda karşılaştır. Yeni sevgilin eskisinden iyi olup olmadığını hiç merak etmiyor zira.. ;)
Bu 5 yapılmaması gereken altın kuraldan sonra gelelim Yapılması Gerekenlere;
1-) (S)empatik olun! Evet bunun anlamı ne derseniz; biraz sempatik, çokça da empatik olun. Kızlar cool çocukları sever haklısınız ama hiç gülümsetemediği, yarım ağız sırıtmasını dahi sağlayamadığı bir erkeğe de fazla soğuk der uzaklaşır. Azıcık cana yakın sempatik olmayı da bilin. Sonrasında empatik dedim, empati hakikaten çok önemli özellik. Yalnızca erkeğin değil kadının da empati yeteneğinin olması lazım tabi ama kusura bakmayın sayın erkekler, siz bu konuda daha bir hödüksünüz :) Tam bir düz mantıksınız ama gerçek dünyada işler daha komplike olabiliyor. O yüzden siz siz olun, önemli kararlardan önce saf bencilliğinizden sıyrılıp olaya bir de karşı taraf yönünden bakın ve bir de o tarafın ihtimallerini tartın. Beyninizin iki fazladan hücresini kullanmakla ölmezsiniz merak etmeyin. :D Pişman olmayacaksınız ;)
2-) Kıskançlığı dozunda tutun! Çoğu kız kıskanılmayı bir sevgi göstergesi olarak görür doğru, ama sınır aşıldığında çekilmez olabiliyor herşey. "Nereye gidiyorsun?", "Kimlesin?", "Bugün ne yapacaksın?" gibi rutin sorular iyidir. Ara ara kullanılan ufak tefek "O kimdi nerden tanıyorsun?" yahut "Şu elemanın fazla samimiyetinden hoşlanmıyorum haberin olsun" tarzında cümleler de yine sevgi belirtisi kapsamında değerlendirilir ve kızların hoşuna gider. Ama sınır aşılırsa bilin ki kız çok yakın gelecekte sizden soğuyacaktır. "Evden çıktın mı? Şimdi nerdesin? Peki ya şimdi? Neden daha önce haber vermedin? O etek ne? Kırmızı oje sürmiceksin demedim mi ben sana?" gibi sorularla "Arkadaşlarında kalamazsın, gitmeyeceksin oraya, tayt mayt bitti o devirler, gözlerini fazla boyamışsın, saçlarını artık normal bir renge boyat." tarzındaki emir kipinde kurulan cümleler buzdolabını da geçtim buzluk efekti verir. Denemeyin. Azı karar çoğu zarardır uyarmadı demeyin ;)
3-) Karşınızdakine hiçbir konuda baskı yapmayın. Bu sözüm özellikle cinsel anlamda bir söz. Fiziksel beklentilerinizin kızlara nispeten çok daha yoğun ve güçlü düzeyde olduğunun farkındayız. Kız da kendi seçimi olarak isteklerinize karşılık verebilir yahut vermeyebilir. Kararı ne olursa olsun saygı duyun. İlişkideki tek derdiniz bir takım cinsel aktivitelerden ibaretse ki olabilir, ve kız da istemiyorsa, o zaman yol yakınken ayrılın bitsin. Şiddet yalnızca fiziksel olmaz, psikolojik şiddet de fiziksel şiddet kadar hasar vericidir. Karşınızdakini yok yere hırpalamayın. Evrendeki tek kız o değil, tek erkek de siz değilsiniz. Karara saygı duyun.
4-) Hediye alacağınız zaman bir bilene danışın. ;) Biliyoruz alışveriş mevzularında hiç iyi değilsiniz. :) Ama ara ara almak da gerekiyor doğum günü, yıldönümü, 14 şubat falan derken mevzu bahis günler önemli tabi. Hediye kızlar için önemlidir. Hediyen yoksa da kendini affettirecek bir aksiyon yaratman lazım, artık ne yaparsın orası sana kalmış.. d: Ha ben kısa yoldan hediye alıp kurtulurum diyorsan, bir bilene danış arkadaşım! Sevgilinin kız arkadaşları bu konuda baya iyi kitledir ;) Sonra gidip iki beden küçük blüz yahut bir beden büyük etek falan alıyorsunuz, yahut kızın en sevmediği yakaya sahip gömlek falan alıyorsunuz, alışveriş işi ince iştir. Erkek giyimi basit ve sadedir ama kadın giyimi komplike ve detaylıdır. O yüzden tamamiyle hüsrana sebep olacak bir hediye alma riskine karşı iyisi mi bir bilene danışın ;)
5-) Son tavsiyem; Kaybetmekten korkulası olun. Burda demek istediğim, her söylenene "Peki" demeyin. Herşeyi her zaman kabul ederseniz, kızın gönlü olsun diye eni konu her durumda ipleri onun eline verirseniz kız sizi kaybetmekten korkmaz. Kadın olsun erkek olsun, eğer karşımızdakini kaybetmekten korkmuyorsak, gidemeyeceğine eminsek o insandan soğumaya başlarız. Karşınızdaki insanda her daim sizi kaybedebilme ihtimaline yönelik en azından ufak bir kuşku, endişe varolmalı. Yoksa iş bitmiş, karşı taraf çoktan yeni rüzgarlara yelken açmaya hazırlanıyor demektir, dikkatli olun benden demesi ;)
Bu kıyağımı da unutmayın sayın erkekler, hadi yine iyisiniz la! ahahha :D Bu da size ithafen gecenin kapanış şarkısı olsun, çav! ;)




