Efendim bizim üst katımıza bugüne kadar malesef asla normal bir aile taşınmadı. 18 numaralı daire bir tek sorunsuz, herkesinki gibi bir aileye yuva olamadı. yani sorun dairede mi yoksa üst katımızda oturmaları dolayısıyla benim kainata muhtemelen yolladığım ikircikli beklentide mi ondan mı oluyor bilmiyorum ama acı gerçek bu evet. Kronolojik inceleme ile olayı ele alırsak bana hak vereceğinize eminim;
- Şimdi buraya ilk taşındığımızda bir aile vardı, 20 küsür yaşlarda ve kendilerinin de mukayet olamadığı, öfke tedavisi falan gören, bir baltaya sap olamamış psikopat bir oğulları vardı. Saçma sapan insanlar onun yüzünden apartmanda gezerdi, birisi hesap sormaya kalktı mı eleman bulunulan ortama göre ya ekmek bıçağı ya çakı çıkarırdı. Kulak patlatmaya yemin etmişçesine bir sesle müzik dinlerdi, apartman inlerdi. İnanılmaz rahatsız olurduk ki bir de bu insanımsı bizim üstümüzde oturan bir insanımsı olduğu için biz daha büyük bir risk grubuyduk zira sinirlerimiz felaket gergindi. Uyarmaya çalışanlardan birini, daha önemlisi bizimkilerden birini gözü dönmüşken veya kafası güzelken bıçaklayacak diye ödüm patlardı. Akabinde birkaç kendi gibi adama bulaşmış sanırım, bir süre sonra taşınmak zorunda kaldılar. Eleman için artık güvenli değilmiş buralar. Onun için bile güvenli olmayabilecek bir insan grubu varmış, baya tehlikeli falan olmalılar ama sağolsunlar, varolsunlar, bin yaşasınlar dedim. Bana dokunmayan yılan bin yaşasının böylesi :D Anlık bir sevinç patlaması yaşadık tabi buradan taşındıklarını görünce. Lakin saadetim uzun sürmeyecekmiş...
- Ardından oraya bir aşiret taşındı. Evet aşiret diyorum, bu kısmın altını çizdim. Zira harbiden bir aşiretlerdi. Hani ev o kadar kalabalık ki kesin bir aşiret çıkar oradan. Ortaçağdan kalma bir hane reisi, resmi nikahlı karısı, imam nikahlı karısı, 5 çocuk, valide sultan, peder bey. Evet bütün bu insanlar tek bir evde yaşıyor. Ev 3+1, evde 10 kişi kalıyor, hatunlar da hamile. Daha da gelecek var yani. Ailenin tohum sağlam, aşireti de genişletmeleri lazım... Şimdi çocukların hepsini(!) bir odaya tıksan, valide sultanla peder beyi salonda yatıracak halin yok ona da bir oda lazım, e senin kendi yatak odan olacak tabi ama hangi karınla paylaşacaksın o yatak odasını? Her iki kadının da hamile olduğu gerçeğini göz önünde tutarsak adamın cinsel hayatının yalnızca sonradan aldığı kuma ile sınırlı olmadığı da aşikar. Hangi kadını alacak yatakodasına da hangisi salonda yatacak? Her halde "Seni seçtim pikaçu, ötekiniz de gitsin salonda yatsın bu gece" diye buyuruyor reis bey. Tabi fantazi dünyaları daha geniş de olabilir, "Hatuncum bizi izle de feyz al yarın gece bu performansı senden de bekliyorum bak ona göre" de demiş olabilir, yahut daha da üst level bir fantazi olarak threesome da takılıyor olabilirler. Bilemiyorum o kadarını. Öte yandan adı geçen hatunların dışarı çıkarken çarşaflara, peçelere büründüğünü de belirtmek istiyorum ki olaydaki ironiyi rahat algılayalım. Binada kendileri gibi olmayan bütün insanlara alemin en ahlaksızı olarak bakmalarına karşın, o evde dönen fantazilerin haddi hesabı yok. Sinirimi bozuyorlardı. Feodal düzeni bu kadar ısrarla yaşamaya çalışan bir ailenin bir üstümde oturduklarını bilmek iyi değil. Neyse ki yatak odası benim odamın üstünde kalmıyor da sapkın fantazilerine kulak misafiri olmadım. Benim odamın üstünde valide sultanla peder bey kalıyordu muhtemelen, eh onların da bu saatten sonra içi geçmiştir zaten.. Bir süre sonra onlar da tutunamadılar bu ahlaksız(!) apartmana ve onlar da taşındılar. Yine derin bir nefes almıştık ki, nefesimi veremeden bir beter daha taşındı.
- Kronolojik üçüncü sıramızda Türk kültürüne uyum sağlamayı başarıcam derken kafayı sıyırma noktasna gelen Alman hatunla derebeyi Türk erkeğinin ve aşklarının kavga gürültü esnasında çürüyen meyvesi olan kızlarının oluşturduğu ailemiz var. Efendim bizim adam kadınla nerede tanıştı nasıl etti de Türkiye'ye yerleşmeye ikna etti, nasıl oldu da Ali kaptan ile Caroline'e taş çıkaracak uyumsuzlukta iki insan evlenip İstanbul'a ve özellikle tam üstümüzde kalan 18 numaralı daireye yerleşmeyi başardı hala düşününce cevabını bulamıyorum. Tipik bir 18 numara vakıası gerçi ya ilginç yani. Efendim bu çiftimiz de gece gündüz demeden mütemadiyen kavga ederlerdi. Zaman zaman kavga şiddetlendiğinde kadının hızını alamayıp evde çığlık çığlığa bağırışına, adamın gürültülü şekilde küfredişlerine ve psikolojisi doğal olarak bozuk olan zavallım kızcağızın annesi ve babasına taş çıkarır bir sesle ağlayışına istemsiz şekilde tanık olurduk. Vazolar kırılırdı, kapılar çarpılırdı falan baya sinir ortamı. Hatun alışamamış Türk yaşam tarzına genel mevzu buymuş. Kızları 7 yaşındaydı, 7 yıldır bu psikozda mı yaşıyorlar yoksa hatun daha anca mı farketti uyamayacağını bilmiyorum. Sonunda bir gün hatun evi terketmiş. Bir süre aradılar falan filan derken hatunun Almanya'ya döndüğü ortaya çıktı. Bir de boşanma celbi. Adam ve kız bir ay kadar daha bizim apartmanda takıldılar, sonra onlar da tutunamadı. Zavallı kıza ne oldu, şimdi ne yapıyorlar falan o kısım muamma. Ama en azından kavga gürültü bitti diye sevinmiştik, bir kez daha erkenmiş.
- Sonrasında yine aynı prototipte bir aile taşındı binaya, tek çocuklu bir aile. Daha naif kendi halinde olduklarını düşünüyorduk ki yanılmışız. Bu seferki kaçık hatun sendromuymuş. Ciddi sorunlu. Kocası eve gece geliyor. Artık iş yüzünden mi yoksa sekreterle falan mı kırıştırıyor bilmem ama, nihayetinde eve geç geliyor(muş). Komşuların yalancısıyız. Bu hatun harbi tuhaf. Kulaklarında sorun vardı bence. Sürekli son ses müzik dinlerdi. Gerçi müzik de değişken. Bir gün sabahtan akşama kadar son ses ilahi dinlerdi, ara ara kuran günleri düzenlerdi, Eve hoca çağırır sağırmış gibi mikrofonla kuran okuturdu falan ve biz de malesef tüm bunları dinlemek zorunda kalırdık. Sonrasında ertesi gün yine son ses oryantal dinlerdik. Kadın belli ki psikolojik bir kişilik savaşı yaşıyor. Şizofren bile olabilir bence. Yani bir insan bir gün sabahtan akşama ilahi dinler de ertesi gün de sabahtan akşama mezdeke dinler mi yahu?! Bir sorun yok mu yani bir saçmalık? Tüm bunlar yetmez gibi akşam olduğunda da bu sefer de süpürge yapmaya başlardı. Saat olmuş akşam 9, bizim manyak açmış elektrik süpürgesini kocası gelmeden evi temizliyor. Artık oryantal yaparken etrafı mı döküp saçıyor bilmiyorum ama her iki günde bir akşam 9da, hani herkes günün keyif zamanına çekilmişken hatun temizliğe girişiyor. Kocası gelmeden ev temizliyor. Süpürmesi de malesef yaklaşık 45 dakikasını alıyor. O süre zarfı boyunca sabahtan akşama kadarki bütün gürültüler yetmez gibi bir de o gürültüyü çekiyoruz. O da yine bir başka sinir harbiydi. Neyse ki hatun pek lüks meraklısı bir sonradan görmeydi ki, tek çocuklu bir çift olmalarına rağmen 3+1 hatunu kesmemiş, kocasına bir 4+1 aldırmış. Oraya taşındılar, oh dedik. Fakat yeni yine yeniden olmadı.
- Evet geliyoruz zincirin bir ay kadar önce yenilenen son halkasına. Bunlar da çocuklu efendim. Çocuklu. Bu kısma vurgu yapıyorum. Çocuklu. Aslında birçok çocuklu. Totalde 4 çocukları olduğu söyleniyor ama bence yukarda en az 8 çocuk var. Yahut nasıl çocuklarsa onlar, 8 çocuğun çıkarabileceği sesi 4 çocuk olarak çıkarıyorlar. Bütün bir gün evin içinde at koşuyor sanki, tavan tepemize yıkılacak sandım bugün. Öyle bir zıplamak yok harbiden. Gören de evde uzun atlama yapıyorlar sanacak! Be kadın madem mukayet olamayacaktın, madem bakamayacaktın laf geçiremeyecektin, salak mısın manyak mısın ne bok yemeye doğurdun onca çocuk?! Çocukların hepsi birer chucky! Böyle bir haşarılık, böyle bir hiperaktivite olmaz! Desperate Housewives'taki Lynette'in yerli versiyonu resmen bu hatun. Ne koymuşlardı onun kanald versiyonunda adını? Elif sanırım. Öyle bir şey. Neyse. Hayır o çocukların yaramaz olduğu ve olacağı daha ilk çocuktan aşikar. Sen daha o çocuğa mukayet olamamışsın ki 2-3-4 falan senin neyine yani? Kafama yastık basıp uyumaktan başka çare bırakmıyorlar. Ne lanetli daireymiş arkadaş! 11 yıl boyunca tek bir tane bile normal aile gelmez mi ya 1 tanecik?! Allah düşmanıma vermesin böyle komşuyu harbiden illallah ettim...
Neyse canımcıklarım, bizim apartman da malesef böyle lanetli bir daireye ev sahipliği yapıyor. Uğursuz rakam 13tür derler ya, değil efendim. Uğursuz rakam 18. Net. 18 numaralı dairelerden siz siz olun uzak durun. İki kat üstüne altına falan taşının, hele 18 numaraya asla taşınmayın. Harbi lanetli. Öyle böyle değil...
P.S: Sonraki yazımda siteyi taşıyacağımı söyledim ama henüz işler bitmedi, bitince haberiniz olacak zaten. Görüşmek dileğiylen canlar. Mucki. Çav!


