26 Şubat 2011 Cumartesi

Olamaz mı? Olabilir mi? Belki.

Egoistim ben. Kabul ettim bak. Egoistim, bencilim hepsi kabul. Herkes kadarım ama. Herkes az biraz egoisttir bence bahsedeceğim konuda. Herkes biraz olsun ister yani bunları... Çok saçma sapan bir yerden daldım konuya... Uzun zamandır entry girmiyorum, ilham bekliyordum belki yada belki dolmayı bekliyordum o da olabilir tam olarak neyi bekledim ben de bilmiyorum. Ama her neyi beklediysem bu gece o oluşum mevcut içimde. Neyse konuya gireyim... 


Bu akşam sinemaya gittim. Özcan Deniz'in yeni filmi "Ya Sonra?" . Film iyiydi, hoştu, eğlenceliydi, duygusaldı falan; ama konumuz o değil. Filmdeki çifti kıskandığımı farkettim. Hem de bunu farkettiğimde söz konusu çiftimiz (özcan deniz-deniz çakır) boşanıyorlardı. Evet çiftimizi tam da bu sahnede kıskandım. Deli gibi kıskandım. "Manyak mısın insan boşanan çifti kıskanır mı  Vicky?!" diyebilirsiniz bana, dışarıdan bakan biri olsam ben de bunu derdim. Ama benim kıskandığım şey boşanmaları değildi. Benim kıskandığım şey o insanların birbirlerinin hayatında kapladıkları yerdi. Deliler gibi üzüldüler, aylarca ağlak kaldılar, asla birbirlerini unutamadılar falan; derdim mazoşizm de değil hayır yahu saçmalamayın lütfen! Benim kıskandığım, deliler gibi kıskandığım şey o kapladıkları o yer, birbirleri için oluşturdukları o önem. O an merak ettim, birileri için bu kadar vazgeçilmez, böylesine özel, böylesine güzel oldum mu hiç diye. Olmadım. Bence olmadım yani. Olduysam da kimse çaktırmadı bilemiyorum. Birileri benim için oldu ama.


Yani evet birileri benim için bir gün bir zaman deli dehşet önemli oldu. O birileri yüzünden nefes alamadığım oldu, kendimi kaybettiğim, değsin ya da değmesin kendimi maskara ettiğim falan hepsi oldu. Ama ben o birileri için bu olmadım. Olsam farkı olurdu. Ya da başka biri için de olmadım sanırım, veya oldum ama onlar benim için öyle olmadıklarından dolayı onlardaki değerimi hiç görmedim, bilmedim. Tıpkı başka birileriyle ortak paydada buluşamamış olmamız gibi. Egoistim evet, bu duyguyu merak ettim filmi izlerken ve en çok bu duyguyu kıskandım. Ben birileri yüzünden nefes alamadım, sonra öldüm, sonra küllerimden tekrar doğdum. Belki hala ölüyüm onu da bilmiyorum, belki bu yüzden neye elimi atsam elimde kalıyor. Belki bu yüzden el yordamıyla şansa bala yaşıyorum. Belki bu yüzden olmuyor da ilerde belki olabilir yani o da aslında mümkün. Neyse olay şu ki; birileri de benim yüzümden nefes alamasın istedim. İlla beni öldüren birileri de değil ha, ben biliyim sadece. Ben de başka birilerinin vazgeçilmezi olduğumu bileyim. Bir gün bir zaman olmuş olsun böyle bir şey ve ben bunu bileyim ya da bundan sonra olsun falan. Sonu harbi önemli değil bu duyguyu yaşamak istedim sadece. Belki egom kabarsın istiyorum ya da belki sadece merak ediyorum. Yeni çünkü benim için bu düşünce. Birilerinin hayatının en önemli parçalarından biri olma düşüncesi...


Çok mu şey istiyorum ben? Çok mu ütopik? Herkese nasip olmayan cins bir durum mudur bu acaba? Fazla mı egoistlik böylesi? Bilmiyorum. İstedim sadece. Çok istedim. Telefonum çalsın ve birileri de bana harbi derin bir şeyler söylesin istedim. Ben söylerim çünkü. Çok fena edebiyat parçalarım isteyince, övünmek falan da değil bu. Yaptım da çünkü zamanında, gene hissetsem aynısını gene de yaparım kendimi biliyorum. Birine özel hissettirmeyi çok iyi bilirim. Birileri de bana yapsın istedim. Hayatımda bir kere de bencilce bir şeyler isteyeyim dedim. Sonuç bu oldu. 


Film mutlu sonla bitti. Kavuşamayan herkes kavuştu, iyiler kazandı kötüler kaybetti. Herkes sırıtıyordu filmden çıkarken. Benim gözlerim dolmuştu. Mutlu son görünce mutlu olmak gerekir dimi? Ben mutsuz oldum. Kıskanç mıyım? Fesat mı? Belki. Filmdekileri kıskandım evet. Bir gün o anı yaşayana kadar ben hep kıskanıcam sanırım mutlu sonları. Gerçek hayatta da mutlu sonlar olmalıydı yahu. Filmlerdekiler kadar sık değilse bile ara ara "bak Müjdatla Müjgan da barışmışlar lan kaç ay/yıl oldu halbuki teallaam ne aşklar var yahu vay canına harbi engel tanımıyormuş demek ki!" tarzı cümle kurduracak bir şeyler olmalıydı. Hayat az biraz daha güzel olmalıydı bence. Aşk hala herkes için var olmalıydı. Herkes birileri için bir dönem bir zaman uzun yada kısa ama bir süreliğine vazgeçilmez, olmazsa olmaz, giderse hayatının domino taşlarını yıkabilecek nitelikte olsaydı. Yokluğu öldürmeseydi tamam ama varlığı yokluğu halinde çok acıtır derecede büyük yer kaplıyor olmalıydı. Herkes yaşamalıydı bu hissi. Olmalıydı yani aslında. Olamaz mı? Olabilir mi? Belki.